Önceki yazımızda, yurt dışından gelen hastalarımızı bariatrik cerrahi öncesinde nasıl hazırladığımızı anlatmıştık: İstanbul’a varıştan tahlillere, muayenelerden anestezi uzmanının son değerlendirmesine kadar.
Ancak hastalarımla yaptığım görüntülü görüşmelerde en sık duyduğum sorulardan biri şudur:
“Doktor bey, ameliyattan sonra ne olacak?”
Adım adım anlatalım.
Tüm ameliyat öncesi tetkikler tamamlanıp tıbbi ekibin ve anestezi uzmanının onayı alındıktan sonra ameliyat zamanı gelir.
Tüp mide ameliyatında (sleeve gastrektomi) cerrahinin kendisi genellikle yaklaşık 40-60 dakika sürer; ancak hazırlık, anestezi ve ilk derlenme nedeniyle hastanın odasından çıkışından odasına dönüşüne kadar geçen toplam süre 2 saat civarında olabilir.
Ameliyattan sonra hasta, tıbbi ekibimiz ve hemşirelerimiz tarafından yakın gözlem altında tutulur.
Çok kısa süre içinde.
Erken mobilizasyon, ameliyat sonrası iyileşme sürecimizin önemli bir parçasıdır.
Genellikle ameliyattan birkaç saat sonra, hastanın durumu elverdiği sürece, hastanın ayağa kalkmasına ve yürümeye başlamasına yardımcı oluruz.
Başlangıçta bunlar, ekibimiz eşliğinde oda içinde veya koridorda yapılan kısa yürüyüşlerdir.
Daha sonra yürüyüşlerin sıklığını yavaş yavaş artırırız.
Amacımız egzersiz yapmak değildir.
Amacımız, vücudu mümkün olan en kısa sürede güvenli bir şekilde yeniden hareket ettirmektir.
Bu, bariatrik cerrahi öncesinde muhtemelen en büyük endişelerden biridir.
İlk saatlerde ağrı veya karında baskı hissi olabilir. Bazı hastalar, laparoskopik cerrahi sırasında kullanılan gaza bağlı rahatsızlıklar da hissedebilir.
Hedefimiz, uygun ağrı tedavisiyle bu rahatsızlıkları kontrol altında tutmaktır.
Deneyim kişiden kişiye değişebilir; ancak rahatsızlıklar genellikle ilk günlerde giderek azalır.
Bariatrik cerrahi sonrası iyileşme kademelidir.
Hemen büyük miktarlarda sıvıyla başlamayız.
Güvenli olduğunu değerlendirdiğimizde, ağızdan sıvı alımına yavaş yavaş ve küçük yudumlarla başlarız.
Ekibimiz hastaya nasıl içmesi gerektiğini, ne kadar alması gerektiğini ve sıvıları gün içine nasıl dağıtacağını anlatır.
Yavaş içmeyi öğrenmek, obezite ameliyatı sonrasındaki ilk değişikliklerden biridir.
Bu dönemde düzenli olarak şunları kontrol ederiz:
Hastayı gün içinde birkaç kez yürümesi için de teşvik ederiz.
Her hastanın kendi iyileşme temposu vardır; bu nedenle kararlar kişiye özel olarak verilir.
Tüp mide ameliyatından sonra, seyir olumlu olduğunda hastanede kalış süresi genellikle kısadır.
Taburculuk öncesinde hastanın yürüyebildiğini, sıvıları yeterli şekilde alabildiğini ve klinik seyrinin tatmin edici olduğunu kontrol ederiz.
Ancak taburculuk, takibimizin sona erdiği anlamına gelmez.
Hastaneden ayrılmadan önce ayrıntılı olarak anlatırız: neler içip yiyebileceğini, ilaçlarını nasıl kullanacağını, küçük yara yerlerine nasıl bakacağını ve hangi belirtilerde bize ulaşması gerektiğini.
Yurt dışından gelen hastalarımız için süreç, yalnızca İstanbul’a gelip ameliyat olup hemen eve dönmekten ibaret değildir.
Dönüş yolculuğundan önce yeterli bir iyileşme ve gözlem süresi geçirilmesini tercih ederiz.
Bu günlerde hasta yürümeye devam eder, sıvı alımına kademeli olarak uyum sağlar ve dinlenir.
Dönüş yolculuğundan önce son bir kontrol yapar ve hastanın seyahat için uygun durumda olduğundan emin oluruz.
Eve dönüşten sonra da takibimiz uzaktan devam eder: İyileşme süreci boyunca hastalarımızla iletişimde kalırız.
Cerrahinin kendisi genellikle yaklaşık 40-60 dakika sürer. Hazırlık, anestezi ve ilk derlenme ile birlikte, hastanın odasından çıkışından dönüşüne kadar geçen toplam süre 2 saat civarında olabilir.
Hastanın durumu elverdiği sürece genellikle ameliyattan birkaç saat sonra, ekip eşliğinde kısa yürüyüşlerle ayağa kalkılır. Erken mobilizasyon iyileşmenin önemli bir parçasıdır.
Seyir olumlu olduğunda hastanede kalış süresi genellikle kısadır. Taburculuk öncesinde yürüme, sıvı toleransı ve klinik seyir değerlendirilir; süre her hasta için ayrı belirlenir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya kişiye özel tedavi önerisinin yerine geçmez. Ameliyat sonrası sürece ilişkin uygulamalar hastanın klinik değerlendirmesine göre belirlenir.
