Ana Anahtar Kelimeler: anal fissür, makat çatlağı, anal fissür tedavisi, makat çatlağı tedavisi
Destekleyici Anahtar Kelimeler: kronik anal fissür, akut anal fissür, anal fissür belirtileri, anal fissür nedenleri, anal fissür ameliyatı, anal fissür Botoks tedavisi, lateral internal sfinkterotomi, dışkılama sırasında makat ağrısı, makatta ağrı ve kanama, makatta çatlak, makat çatlağı ameliyatı
Anal fissür, halk arasında makat çatlağı veya makatta çatlak olarak bilinen, anal kanalın iç yüzeyinde oluşan küçük bir yırtıktır. Özellikle dışkılama sırasında ortaya çıkan keskin ağrı ve sonrasında devam eden yanma hissi anal fissürün en tipik belirtileri arasındadır.
Anal fissür oldukça sık görülen bir makat hastalığıdır. Kabızlık, sert dışkılama ve aşırı ıkınma en önemli nedenler arasında yer alır. Erken dönemde uygun tedaviyle iyileşme sağlanabilirken, uzun süredir devam eden kronik anal fissürlerde farklı tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir.
Anal fissürün en sık nedeni sert ve büyük hacimli dışkının anal kanaldan geçişi sırasında bölgede oluşan travmadır.
Anal fissür gelişimine katkıda bulunabilecek durumlar arasında:
Kabızlık
Sert dışkılama
Aşırı ıkınma
Uzun süreli ishal
Doğum sonrası dönemde oluşan travma
Dışkılama alışkanlıklarındaki düzensizlikler
sayılabilir.
Anal fissür oluştuktan sonra dışkılama sırasında ortaya çıkan ağrı, anal bölgedeki kasların refleks olarak kasılmasına neden olabilir. Bu kasılma bölgedeki kan akımını azaltarak yaranın iyileşmesini zorlaştırabilir. Böylece ağrı–kasılma–iyileşme güçlüğü şeklinde bir döngü ortaya çıkabilir.
Anal fissürün en karakteristik belirtisi dışkılama sırasında şiddetli makat ağrısıdır. Hastalar ağrıyı sıklıkla keskin, batıcı veya kesilir tarzda tarif edebilir. Ağrı dışkılama bittikten sonra da bir süre devam edebilir.
Diğer anal fissür belirtileri şunlardır:
Dışkılama sırasında makat ağrısı
Dışkılama sonrasında devam eden yanma veya ağrı
Tuvalet kağıdında görülen parlak kırmızı kan
Dışkının üzerinde az miktarda kan görülmesi
Makat çevresinde hassasiyet
Dışkılama korkusu nedeniyle tuvaleti erteleme
Özellikle ağrı nedeniyle dışkılamanın ertelenmesi kabızlığı artırabilir ve anal fissürün iyileşmesini daha da zorlaştırabilir.
Hayır. Anal fissür ve hemoroid farklı hastalıklardır.
Hemoroid, anal bölgedeki damar yapılarının genişlemesi ve buna bağlı şikâyetlerin ortaya çıkmasıyla ilişkiliyken; anal fissür anal kanalın yüzeyinde oluşan bir yırtıktır.
Her iki durumda da makatta kanama ve ağrı görülebileceği için hastalar tarafından birbirine karıştırılabilir. Bu nedenle makat bölgesinde ağrı veya kanama olduğunda, şikâyetin nedeninin belirlenmesi için genel cerrahi değerlendirmesi önemlidir.
Yeni gelişmiş anal fissürler akut anal fissür olarak değerlendirilir. Bu dönemde dışkılama alışkanlıklarının düzenlenmesi ve uygun medikal tedavi ile iyileşme sağlanabilir.
Uzun süre devam eden ve iyileşmeyen fissürler ise kronik anal fissür haline gelebilir. Kronik fissürde yaranın çevresinde bazı yapısal değişiklikler gelişebilir ve anal kaslarda sürekli kasılma görülebilir. Bu durumda yalnızca kabızlığın düzeltilmesi yeterli olmayabilir ve ek tedavilere ihtiyaç duyulabilir.
Anal fissür tanısı çoğu hastada şikâyetlerin değerlendirilmesi ve makat bölgesinin muayenesi ile konulabilir.
Muayenenin amacı yalnızca fissürü görmek değildir. Aynı zamanda anal fissüre benzeyen belirtilere yol açabilecek hemoroid, anal apse, anal fistül veya diğer anorektal hastalıkların ayırıcı tanısının yapılması gerekir.
Özellikle tekrarlayan, alışılmadık bölgelerde bulunan veya standart tedavilere yanıt vermeyen fissürlerde altta yatan başka hastalıkların araştırılması gerekebilir.
Anal fissür tedavisi, hastalığın akut veya kronik olmasına, şikâyetlerin süresine ve muayene bulgularına göre planlanır.
Tedavinin temel amaçlarından biri dışkının yumuşak ve düzenli hale getirilmesidir. Bu amaçla yeterli sıvı tüketimi, liften zengin beslenme ve gerekli durumlarda dışkıyı düzenleyici tedaviler önerilebilir.
Ilık oturma banyoları bazı hastalarda anal bölgedeki rahatsızlık ve kas spazmının azalmasına yardımcı olabilir.
Bunlara ek olarak doktor tarafından anal kas spazmını azaltmaya ve fissürün iyileşmesine yardımcı olmaya yönelik lokal ilaç tedavileri uygulanabilir.
Medikal tedaviye rağmen iyileşmeyen bazı anal fissürlerde botulinum toksin (Botoks) uygulaması bir tedavi seçeneği olabilir.
Botoks uygulamasının amacı anal kanal çevresindeki kasın geçici olarak gevşemesini sağlamaktır. Kas spazmının azalmasıyla birlikte bölgedeki kan dolaşımının ve fissürün iyileşme sürecinin desteklenmesi amaçlanır.
Ancak her anal fissür hastası Botoks tedavisi için uygun değildir. Tedavi seçimi hastanın muayene bulgularına göre yapılmalıdır.
Uzun süredir devam eden, kronik hale gelmiş ve uygun medikal tedavilere rağmen iyileşmeyen anal fissürlerde cerrahi tedavi gündeme gelebilir.
En sık uygulanan cerrahi yöntemlerden biri lateral internal sfinkterotomi (LİS) ameliyatıdır. Bu ameliyatta anal kanal çevresindeki iç kasın belirli bir bölümünün gevşetilmesi amaçlanır. Böylece anal kanaldaki yüksek basıncın ve spazmın azaltılması, fissürün iyileşmesi hedeflenir.
Cerrahi tedavinin gerekliliği ve uygulanacak yöntemin seçimi hastaya özel yapılmalıdır. Özellikle anal sfinkter fonksiyonları ve hastanın kişisel risk faktörleri değerlendirilmelidir.
Yeni gelişmiş bazı anal fissürler kabızlığın giderilmesi, dışkının yumuşatılması ve uygun destek tedavileriyle iyileşebilir. Ancak şikâyetlerin uzun süre devam etmesi durumunda fissür kronikleşebilir.
Bu nedenle özellikle dışkılama sırasında şiddetli ağrı, tekrarlayan makat kanaması veya uzun süredir devam eden makat ağrısı varsa muayene önerilir.
Anal fissür tedavi sonrasında tekrar gelişebilir. Özellikle kabızlığın devam etmesi, sert dışkılama ve aşırı ıkınma tekrarlama riskini artırabilir.
Bu nedenle tedavinin önemli bir parçası da uzun dönemde düzenli ve rahat dışkılama alışkanlığının korunmasıdır.
Makatta ağrı veya kanama her zaman anal fissür anlamına gelmez.
Özellikle:
Şiddetli veya tekrarlayan makat ağrısı,
Dışkılama sırasında sürekli ağrı,
Makattan kanama,
Makat çevresinde şişlik veya akıntı,
Uzun süredir iyileşmeyen şikâyetler
varsa Genel Cerrahi uzmanı tarafından değerlendirme yapılması uygun olacaktır.
Anal fissür, doğru tanı ve hastalığın evresine uygun tedavi ile çoğu hastada başarılı şekilde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.
Anal fissür, anal kanalın iç yüzeyinde oluşan küçük bir yırtıktır ve halk arasında makat çatlağı olarak bilinir.
En sık neden kabızlık ve sert dışkılamadır. Aşırı ıkınma, uzun süreli ishal ve bölgesel travmalar da fissür gelişimine katkıda bulunabilir.
En tipik belirti dışkılama sırasında başlayan keskin makat ağrısı ve dışkılama sonrasında devam edebilen yanma veya ağrıdır.
Evet. Genellikle tuvalet kağıdında veya dışkının yüzeyinde az miktarda parlak kırmızı kan görülebilir. Ancak makat kanamasının farklı nedenleri de olabileceğinden tekrarlayan kanamalar değerlendirilmelidir.
Özellikle akut anal fissürlerde dışkılama alışkanlıklarının düzenlenmesi ve uygun medikal tedaviyle ameliyatsız iyileşme mümkün olabilir.
Uygun hastalarda botulinum toksin uygulaması anal kas spazmını geçici olarak azaltmak amacıyla kullanılabilir.
Kronik ve tedaviye dirençli anal fissürlerde uygulanabilen yöntemlerden biri lateral internal sfinkterotomidir. Cerrahi kararı hastanın muayene bulgularına ve risk faktörlerine göre verilmelidir.
Belirtiler zaman zaman benzer olabilir. Kesin ayrım muayene ile yapılır.
